
Ahmet Ümit, birçok hikayesi film ve dizi olarak uyarlanmış ve Türkiye’nin en sevilen ve en çok okunan yazarlarından biri. Ne zaman bir kitabı çıksa konusunu bile okumadan satın alır ve okumaya başlarım.
Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda da tam olarak böyle oldu. Sosyal Medya’da kitabın çıkacağı günü okudum, bekledim ve o gün gelince gidip hemen satın aldım. Bu şekilde takip ettiğim birçok yazarın da kitabını duyar duymaz kitap daha çıkmadan heyecanla çıkacağı günü beklerim. Yırtıcı Kuşlar Zamanı’ndan önce Murathan Mungan 995 km ve Christophe Grange Kızıl Karma’yı kitapevi kapısında beklemiştim.
Ahmet Ümit kitapları arasında en sevdiklerimi şu şekilde sıralayacağım,
Sultanı Öldürmek
Bab-ı Esrar
Kayıp Tanrılar Ülkesi
Yırtıcı Kuşlar Zamanı
Sis ve Gece
“Yırtıcı Kuşlar Zamanı” okur okumaz ilk beşte yerini aldı çünkü Komiser Nevzat hikayesini tümden gelerek tamamlıyor. En baştaki gizemleri bir bütün olarak ortaya seriyor ve sonunda çözüyor.
Komiser Nevzat ise artık Ahmet Ümit’i de aşmış kurgu bir karakter.
Uzun zaman sonra “Komiser Nevzat” yeniden ve eski bir hikayenin rövanşını alarak karşımıza çıkıyor.
Vefat eden eşi ve kızının intikamını almaya çalışırken yeniden kurduğu ailesini de korumaya çalışan Nevzat, yırtıcı kuşlarla savaşıyor.
Mafya çatışması, devletin en kritik kurumlarında oturan kişilerin ihanetleri. Vatan sevdası ve bu çirkin düzende birilerinin dürüst kalma mücadelesi.
“Su gibi akıyor” benzetmesi bu kitap için asla abartı bir methiye olmaz.
İhanetler kurgusu da “Aslı Gibidir” mührünü basacak kadar gerçek. Bir benzetme veya hayal ürünü diyemeyecek kadar sahici.
Keşke bu roman da senaryolaştırılsa diye bir dilekte bulunabilirim. Hatta her kötüye bir Komiser Nevzat düşse diye hayal de kurabilirim.
Hikayeyi anlatıp, romanı okuma heyecanını sekteye uğratmak istemediğim için daha fazla detay vermiyorum. Aslında 447 sayfa romanı sayfa sayfa anlatabilirim.
İyi Okumalar Dilerim




