“Şeytan da bir zamanlar melekti, Cassandra da bir zamanlar insandı”

Dizi severler merhaba.
Bugün, Netflix’in bu hafta en çok izlenen dizilerinden Cassandra’yı masaya yatırıyoruz.
Allah kimseyi Cassandra’nın kötülüğü ile sınamasın. Canı yanmış bir kadının yapacaklarının sınırı yoktur diyeceğim ama Cassandra bir robot. O zaman şöyle demeliyim, “- Robotla robot olunmaz.”
Genelde dizi ve filmlerde, robotların insanlaşması ve insani duygularını geliştirmesi konusu işlenir ya, burada bir insanın robot olma hikayesi var.
İnsan ruhunun, bedeni öldürülerek, bir robota aktarılması gibi fantastik ötesi bir konusu var.
Bu diziye sadece bilim kurgu diyemeyiz, bu dizi baya baya yeni nesil bir perili köşk hikayesi.
Musallat gibi bir şey.

Bir evde tutsak kalmış hayaletler olan klasik korku- gerilim filmlerini düşünün sonra o hayaletlerin bir insanın bedenine değil de bir robotun içine girmesini düşünün.

Dizinin yaratıcısı ve aynı zamanda yönetmeni Benjamin Gutsche.

Dizinin oyuncuları, Lavinia Wilson, Mina Tander, Michael Klammer, Franz Hartwig, Mark Lewis, Mary Tölle, Joshua Kantara, Elias Grünthal ve Filip Schnack.



Kocası ve çocuğu için saçını süpürge eden melek gibi bir kadının, aldatılması, çocuğunun akranları tarafından zorbalanması, en nihayetinde kocasının bilimsel deneyi yüzünden bebeğinin zarar görmesi ve kendisinin de kansere yakalanması sonucunda, vicdansız bir kötüye dönüşümüne şahit oluyoruz.

Süper bilim adamı koca önce karısını kobay olarak kullanarak kanser yaptıktan sonra yine karısının da isteğiyle onu bir robota çevirerek akıllı ev sistemine bağlıyor. Cassandra da robot olmadan önce kocasının öğrencilerinden birine gelecekte kapatılmamak için gerçek kapatma şalterinin yerini saklatıyor ve görünen sahte bir kapatma şalteri yaptırıyor. Bu şekilde kendisini koruma altına alıyor. Sonrasında bir şekilde kocası ve büyük çocuğu ölünce yıllarca o evde yaşıyor.

Yılar yıllar geçtikten sonra ev bir aileye satılıyor.
Ailemiz dört kişilik. Anne, baba ve iki çocuk. Cassandra, robot aklıyla evin annesine türlü tuzaklar kurarak, onu akıl hastanesine kapattırıyor ve sonra da kendisi, kalanlara anne ve eş olmaya karar veriyor.

Bu diziyi izledikten sonra evine temizlik robotu bile alırken korkabilir insan.
Bir insan kadın sonradan kadın robot olmasa baya baya normal dram aslında.
Harika bir dizi diyemem, zaten İMDb puanı da şu anda 6.6 ama bir şekilde kendini izletiyor. Kızılcık Şerbeti dizisindeki Görkem karakteri gibi “-Ay bu deli şimdi ne yapacak! “ diye diye bir gecede bitti.
Dizinin yazarı ve yönetmeni Benjamin Gutsche 1985 doğumlu ve Y kuşağının bir temsilcisi. Bilim Kurgu ile drama ve gerilim arasında sıkışma bence buradan kaynaklanıyor. Bazı kuşaklar gibi sadece görselliğe odaklı, derinliği olmayan ve en nihayetinde düşündürmeyen bir hikâye yazamazdı ama teknoloji diye bir gerçek de var ve çok ilgi çekiyor. Hayal bu ya ben de insanı robot yapayım ve onun neden böyle kötü bir robota dönüştüğünü anlatayım da onun da bir bağlamı olsun diye düşünmüş sanki. Bağlamı daha iyi anlamak için linkteki notlara bakabilirsiniz. Bağlam-link
Ben de bir Y kuşağı olarak, radyasyona maruz kaldığı için mutasyon olarak doğan bebeği ve robot haliyle Cassandra, o evde, yıllarca nasıl yaşadı onu merak ettim. Hikâyenin eksik kısmı bu bence.
Bir de Cassandra isminin kullanılmasında mitolojik bir anlam var mıdır bunu da çok merak ettim.
Mitolojide Cassandra, Truva’nın son kralı Priamos’un kızıdır.
Güzelliği ile göz kamaştıran Cassandra’nın trajik bir hikayesi vardır. Apollon’a verdiği sözü tutmadığı için lanetlenmiştir. Lanete göre; Cassandra geleceği görecek ama kimseyi buna inandıramayacaktır.

Cassandra, Truva Savaşı’nı ve savaşın sonucunu görmesine rağmen söylediklerine kimseyi inandıramamış ve çaresizlikle, savaşın başlamasını ve bitmesini izlemek zorunda kalmıştır.
Ruhu bir robotun içinde tutsak olmuş bizim Cassandra’nın ismi buradan mı geliyor acaba?
Değişik bir senaryo izlemek isteyenler kaçırmasın.
İyi Seyirler



