“DİĞERLERİ YOK OLURSA BELKİ DİĞERLERİ VAR OLABİLİRDİ”

Ana Sayfaya Geri Dön

“Tanıyordu ay onları, 
Batuhan ile Baturgan’dı isimleri.
Biliyordu. 
Kendine benzetiyordu bazı bazı. 
Bilhassa yarımay olduğu zamanlarda onun bir tarafı ışıkta, bir tarafı karanlıkta kalan hali gibilerdi.”
AYRILIŞ

Bazı sanatçılarım var benim, sorgusuz sualsiz eserlerine koştuğum. Yeni kitabı çıktığında konusunun ne olduğuna bakmadan okuduğum, yeni albümlerini hızlıca dinlediğim, yeni filmlerini nereye gelirse hemen izlediğim. Çağan Irmak da benim için ne yaratırsa yaratsın takip ettiğim bir sanatçı. 


Ayrılış ise Çağan Irmak’ın son romanıdır. 

Sosyal medyada Ayrılış’ın tanıtımlarını görünce hemen internette sipariş ettim.

Zannediyorum kitabın adından dolayı beklentim uzun uzun yazılmış bir aşk romanı olmasıydı.

Kitap o kadar inceydi ki bir gün bile sürmeden bitti. Kitap okumayı sevmeyenler ya da uzun kitaplardan korkanlar bile rahatlıkla alıp okuyabilir.

Ben daha uzun olmasını ve mutlu bir sonu olmasa da en azından kahramanların yaşanmışlıklarının artmasını dilerdim. Eleştirmek için söylemiyorum ama o kadar güzeldi ki hiç bitmesin istemedim.

Hikaye, Osmanlı’nın İmparatorluğu’nda geçiyor. Su kaynaklarından yayılan bir salgın olması ve Tıphane-i Amire ismi geçtiğinden Sultan 2. Mahmut ya da 2. Abdülhamid dönemi olduğunu düşünüyorum.

Padişah, saltanat, at arabaları, ilk modern tıp okulu yanında safsatanın, kocakarı biliminin yine de revaçta olduğu bir zamanda Melek, Batuhan, Baturgan ve diğerlerinin hikayesi.

Diğerleri kimdi ki! Büyük bir isyanın içinde yananlar mı? Farklı olanlardan korkanlar mı?

“Bizi anlamıyor, görmüyorlarsa, bizden korkuyorlarsa o zaman hepsi ölsün” diyecek yangın, ilk ne zaman ateşlenmişti?

Bu kitaba bir aşk romanı diyemeyiz. Küçücük haliyle tarihi bir dönemi anlatmış, aydınlanma ile karanlıkta kalmayı tasvir etmiş, insanın içindeki melek ve şeytanlara da değinerek psikolojik çözümlemeler yapmış, kötü talihler üzerine kurulmuş, umulmadık bir eser diyebiliriz.

Kitabın detaylı tahlilini yapmayacağım çünkü öncesinden bilgi vererek merakınızı sekteye uğratmak istemem ama merakınızı cezbetmek isterim. Karşınızda beklenmedik bir hikaye ve daha da beklenmedik bir son olacak.

Çağan Irmak’ın Ulak, Kabuslar Evi Serisi, Karanlıktakiler, Yaratılan gibi eserlerini ve onların bir kitap olduğunu düşünün…

İşte öyle ilmek ilmek örülmüş bir hikaye.

Son olarak yazarın yazma gücünü, bilgeliğini ve yaratıcılığını ellerim kanayana kadar alkışlıyorum. Keşke şöyle en az 500 sayfalık yeni bir Çağan Irmak romanı olsa da okusam diye evrene mesaj yolluyorum.


Henüz okumadıysanız mutlaka okuma listenize ekleyin.

İyi Okumalar 🙂


Dizi Kritik

Blogumuz, sürükleyici yapımların perde arkasını, oyunculuk performanslarını ve sosyal medyada yankı uyandıran olayları detaylı bir şekilde ele alıyor. Ayrıca, reality şovların çarpıcı anlarını ve dizi dünyasındaki yenilikleri sizinle paylaşarak gündemi yakalamanıza yardımcı oluyoruz.