Kitaptan uyarlanan film ve diziler arasında en beceriksiz ve utanç verici örnek olarak tarihe geçebilir.

“Hizmetçi” gibi nispeten feminist bir romanın, cinsellikle pazarlanan bir filme dönüştürülmesini kınayarak başlamak isterim.
“The Housemaid– Hizmetçi” 2022 yılında Freida McFadden tarafından yazılan heyecanlı, gerilim dozu yüksek ve iki güçlü kadının, bir erkeğin zorbalıklarına karşı önce ayrı ayrı en nihayetinde birlikte olan mücadelesini anlatan bir roman.
Şubat 2023’te serinin devamı niteliğindeki ” The Housemaid’s Secret” ve Haziran 2024’te serinin üçüncü kitabı olan ” The Housemaid Is Watching ” yayımlandı.
New York Times , Haziran 2024’te McFadden hakkında yaptığı profilde, kitabın iki milyondan fazla sattığını ve Amazon’un en çok satanlar listesinde 83 hafta, New York Times’ın ticari ciltsiz kitaplar en çok satanlar listesinde ise 60 hafta kaldığını açıkladı.
Ekim 2024’te The Washington Post , kitabın yaklaşık 1,6 milyon basılı kopya sattığını yazdı.
Film olan The Housemaid, 19 Aralık 2025’te sinemalarda gösterime girdi ve dünya çapında gişede 300 milyon doları aşarak, orta bütçeli bir film için önemli bir hasılata ulaştı.
Sydney Sweeney ve Amanda Seyfried’in başrollerini paylaştığı, 18 yaş üstü psikolojik gerilim filmi, şu ana kadar yurt içinde 116 milyon dolar ve uluslararası alanda özellikle etkileyici bir şekilde 189,1 milyon dolar hasılat elde ederek küresel toplamını 305 milyon dolara çıkardı.” ( variety)
“Lionsgate, “The Housemaid” filminin yapımına sadece 35 milyon dolar harcadı; bu da filmin stüdyo için son derece karlı olacağı anlamına geliyor.” ( variety)

Filmin düşük bütçeli olduğu zaten çok belli, bir evde geçiyor ve bolca cinsellik var. Uyarlandığı romanın özü olan “erkek zorbalığı ve bir kadının hayatının psikopat bir narsist yüzünden alt üst olduğu” içerik filmde yüzde 1 yer kaplıyorken hizmetçi ile ev sahibi zengin, kaslı, sözde centilmen erkeğin sevişme sahneleri yüzde 99 yer kaplıyor.
Yönetmen: Paul Feig
Senaryo: Rebecca Sonnenshine’in Freida McFadden’in romanından uyarlaması
Oyuncular: Amanda Seyfried, Sydney Sweeney, Brandon Sklenar

Amanda Seyfried’i başarılı bulurum özellikle Veronica Mars, The Dropout, Long Bright River dizileri ve çok sevdiğim CSI, House, Law & Order gibi dizilerde de konuk oyunculukları var. İyi ki hizmetçiyi değil de evin hanımını oymamış en azından. Filmde son yirmi dakika çok iyi bir performansı var. Lakin, kitapta tasvir edilen kadınla hiç alakası olmayan fiziksel özellikleri sahip. Ben bu rol için Bellamy Young’ı kafamda kurgulamıştım.

Sydney Sweeney ise oyunculuğundan çok sabun ticaretiyle konuşulan bir oyuncu ki tahmin edin bakalım filmdeki cinsellik dozunun tümünü kim karşılamıştır. 🙂 Aslına uygun bir uyarlama olsaydı bu rol için Jessica Biel’i düşünmüştüm.

Brandon Sklenar, bu filmde narsist, psikopat, zengin ve kaslı bir rolde. Bu rol için de Jamie Dornan’ı düşünmüştüm.

Özetle, evli bir çift evlerine bir yardımcı alıyor, bu yardımcı ile ev sahibi adam bir ilişki yaşıyor, ev sahibi kadının aşırı dengesiz hareketleri var. Kocasının hizmetçi ile ilişkinin öğrenen kadın hizmetçiyi kovuyor ama adam, kendi öz karısına “bu ev benim sen git” diyor. Hizmetçi ve adam, evin hanımı gidince ateşli günler yaşıyorlar ve bir gün hizmetçi çatı katında mahsur kalınca, evin hanımının neden bu kadar dengesiz davrandığını anlıyor ve bizim kaslı ve nazik narsistin aslında nasıl bir psikopat narsist olduğu ortaya çıkıyor.

Delireceğim, çatı katındaki odayı bile romana göre yapmayı becerememişler. Ucuza kaçılır da bu kadar da kaçılmaz.
Kitabı okuyanlar henüz gitmediyseniz paranıza yazık sakın bu filme gitmeyin. Evde de izlemeyin vaktinize yazık onun yerine Netflix- “His&Hers- Ne Yaptığını Biliyorum” izleyin, müthiş bir finali var.
Çoluk çocuk ve aileyle de yanılıp izlemeye kalkmayın.
Gece herkes uyurken ve kulaklıkla izlerseniz daha iyi olacaktır.
Kitabı okumayan ve bir filmden beklentisi cinsellik olanlar vakit kaybetmeden filmin tadını çıkarın.
Kitabı okumadan bu filmi izlemiş olanlar, lütfen bir zahmet kitabı da okuyun.
😊
Şaka bir yana, romanların filme ya da diziye dönüştürülmesi, izleyici için mükemmel bir ayrıcalık ve sıklıkla da çok iyi işler çıkıyor. Özellikle kitabın aslına bağlı ve en önemlisi konunun bağlamında kalınması çok önemli.
Kızıl Nehirler, Sherlock, Yüzüklerin Efendisi, Yüzyıllık Yalnızlık, Game of Thrones, Harry Potter, Cormoran Strike, Baba, İnferno, Da Vinci Şifresi, Schindler’in Listesi en iyi örnekler arasında sayılabilir.
Yerli yapımlar arasında da Hande Altaylı’nın “Kahperengi” romanının ” Merhamet” adıyla ve Reşat Nuri Güntekin’in “Çalıkuşu” romanının aynı adla 1986 yılında diziye uyarlanması en başarılı örneklerdendir.
Elbette, basit, cinsel içerikli ve ucuz bir film çekilebilir ki zaten çokça var ve bunu eleştirmek kimsenin haddi değil ama tüm dünyada uzun süre en çok satan kitaplar listesinde yer alan bir eserin filminin, bu kadar sıradan ve bayağı olmasını eleştirebilirim.
Kitabın beklentileri yükseltmesi ve o kitaptan böyle bir film çekilmesi büyük bir hayal kırıklığı oldu. Kitabı okumasaydım adını bile duymayacağım bir filmi izlemek zorunda kaldım ve kendimi kandırılmış hissettim.
Film şu anda İstanbul, Ankara ve Marmaris’te bazı sinemalarda gösterimde. Elbette yaş sınırlaması var.
İyi Seyirler Dilerim



